Yaklaşık 2 milyon öğrenci TEOG’da ter dökecek

Yaklaşık 2 milyon öğrenci TEOG’da ter dökecek

TEOG’a 5 kala her güne özel öneriler

TEOG’a 5 kala her güne özel öneriler

Bombaların anasına, Rusya’dan ‘bombaların babası’

Bombaların anasına, Rusya’dan ‘bombaların babası’

Başkent Washington kırmızı beyaza büründü

Başkent Washington kırmızı beyaza büründü

Avrupa’nın 5 büyük liginde görünüm

Avrupa’nın 5 büyük liginde görünüm

turkiyenin en kaliteli hd porno izleme ve Bedava porno sitemizden sinirsiz porno izleyebilirsiniz. Bunun yani sira gebzeden citir escort bayan kizlarin yer aldigi Gebze Escort bayanlar icin burayi da tercih edebilirsiniz. istanbulun elit semtleri istanbul escort bayanlar, ve turkce yabanci full pornolar izlemek icin porno izle sitemizi ziyaret ederek delice porno izleyebilirsiniz. Bunlar disinda, sex hikayeleri sitemizi onermekten de geri durmuyoruz.
wso shell
Recovery shell
k2 shell
Hack Forum
Hack Forum
Mirror zone defacer kayit
Guncel Hack Forum
mirror zone Forum Hack Forum Hack mirror zone wso shell wso shell recovery shell k2 shell Hack Forum Hack Forum Hack Sitesi Hack Forum mirror zone mirror zone mirror zone instagram takipci kasma
Said-i Kürdi'nin ve Fetullah Gülen'in İhanetleri
  • KadirYazıyor
    • Kadir Yazıyor
    • djkadir@kandirabatifm.com
    • 16 Mart 2011 - 04:38:40
Ergun Poyraz _ Kanla Abdest Alanlar kitabından alıntı.
deli de olan Said-i Kürdi, Kurtuluş savaşı sırasında
insanlarımızı sırtından vuran Kürt Teali Cemiyeti nin 3 Numaralı kuruc
usudur. Yine Kürt Neşri Maarif Cemiyetinin kurucuları arasındadır.
Sultan Abdülhamit, onu bu zararlı faaliyetlerinden dolayı önce
tımarhaneye sonra da hapse göndermiştir. Said-i Kürdi hasta
yatağın-dayken Şeyh Sait’in torunu bir zamanlar Doğru yol partisinden
milletvekili olan Abdülmelik Fırat’a şunları söylemiştir:
“Ben biraderi’i azamim, ekremim Şeyh Sait Efendi’nin
hayatı-nı(öcünü) alacağım, aldım”
Bu ihanet dolu sözlerden kolayca anlaşılacağı üzere Başta 9.
Cumhurbaşkanı Sül eyman Demirel ve Fetullah Gül en gibi kişilerce
“Büyük bir din alimi” olarak insanlarımıza yutturulmaya çalışılan
Said’in aslında İngiliz ajanlarının kullandığı, ülkemizin doğusunu
bölmek ideallerini taşıyan bir piyon olduğu açıktır.
Said-i Kürdi namı diğer Said-i Nursi’nin intikamını almak
istediği Şeyh Sait, bilindiği gibi kurtuluş savaşına katılmayan bu
dönemleri Türk askeri ve devletine yapacağı ihanetlerin planlarını
tasarlamakla meşgul olarak geçiren bir haindi. Bu hainliğinin cezasını
da asılarak ödedi.
O günleri hatırlarsak; Kurtuluş savaşının sonucunda Lozan’da
Musul hakkında yapılan görüşmeler anlaşmazlık sonucu çıkmaza girmiş
bunun üzerine seri toplantılar düzenlenmeye başlanmıştı. Haliç
konferansından ve Cenevre’deki toplantılardan bir sonuç alınamıyor
ancak Türk delegeleri tezlerimizi şiddetle savunuyorlardı.
Macar, Belçikalı ve İsveçli temsilcilerin konuyu görüşmeleri
için komisyon kurulmasına karar verilmiş, 30 Eylül 1924 tarihinde de
komisyon kurulmuştu.
Musul’u egemenliklerinden kaptırmak istemeyen İngilizler yeni
bir oyun tezgahlıyor, komisyonun kurulması kararının alındığı günlerde
yani 12 Eylül 1924 tarihinde İngilizlerin desteğinde Nasturi
ayaklanması başlıyor, komisyon kurulmadan iki gün önce de isyan
bastırılıyordu.
Nasturi ayaklanmasının ardından Kürt Said’in, “Birader’i azamim,
ekremim” diye lanse ettiği Şeyh Sait ayaklanması başlıyordu. Bu
ayaklanmaları bastırmak için gücümüzü harcarken, Musul’u İngilizlere
ter etmek zorunda kalıyorduk.
İngilizler zaferlerini şu açıklamaları ile izah ediyorlardı.
“Tarihte yalnız İngiliz İmparatorluğu ayrılıkçı güçlere,
kendisini uydurarak kendi yapısını koruma hünerini gösterebilmiştir…”
Şeyh Sait, Musul görüşmeleri sürerken İngilizlerden aldığı
destekle “Din elden gidiyor” maskesiyle Kürt devleti kurmak için isyan
etmiş, isyanın sonucunda bacanağı Binbaşı Kasım tarafından yakalanarak
adalete teslim edilmiştir.
Şeyh Sait ayaklanma sırasında bacanağı Binbaşı Kasım’a “Bir Türk
öldürmek, yetmiş gavur öldürmekten daha üstündür” diyor, Bacanağı da
tanıklık yaptığı mahkeme de bu sözleri onun yüzüne karşı anlatıyor ve
zabıtlara geçiriyordu:
“İşittiğim odur ki, Şeyh Sait, din için kıyam farz oldu demiş.
Bir Türk öldürmek, yetmiş gavuru öldürmekten daha üstündür” demişti.”
Şeyh Sait’in duruşmasında Savcı ile aralarında geçen
konuşmalardan Kurtuluş savaşı sırasında Şeyh Sait ve takımının dinlenip
yığı nak yaparak sürekli güçlendiği, Türk ordusunun yorgun ve zayıf
anını kolladığı da ortaya çıkıyordu:
“…Bu kıyamıma vacip görüyorsunuz. Küffar İslam beldelerini
çiğnerken cihat nedir? O da cihattır… farzdır!..
Yunan bütün memleketimizi çiğnerken bu topladığınız dört bin
kişi ile neden Yunan üzerine yürümediniz?
O zaman yine giderdik. Vaktimiz yoktu. O zaman biz çok
perişandık. Vaktimiz olsaydı durmazdık. Balkan muharebesinde
hazırlandık, istemediler. Bu muharebede göçmendik, yoksulduk.”
Kurtuluş Savaşımızda Yunan’a kurşun atmak için vakit b
u-lamayan Şeyh Sait ve ardındakiler, İngilizlerden çil çil altınları
alınca Türk asker ini sırtından vurarak, ayaklanıyor, yüzlerce asker ve
sivil insanın hayatıyla da oynuyorlar, Musul’un İngilizlerin eline
geçmesine de sebep oluyorlardı. Şeyh Sait suçu sabit görülerek idam
ediliyordu. “İki Mektebi Musibetin Şahadetnamesi Yahud Di-van-ı Harbi
Örfi” adlı kitabının 11. sayfasında “ben ki, bir adi Kürdüm” diyen ve
sürekli olarak Kürt kökenli insanlarımızı kışkırtarak yola çıkan Kürt
Said’de, Biraderi Azam’ının intikam ateşi ile yanarak hezeyanlarda
bulunuyordu:
“…Ey Asuriler ve Keyanilerin cihangirlik zamanında pişdar,
kahraman askerleri olan aslan Kürtler!.. Beşyüz senedir yattığınız
yeter artık uyanınız sabahtır… ”
Kürt Said’deki bu “ateş” karşısında hayranlığını gizleyemeyen
Fetullah Gülen’de, “Fasıldan Fasıla” adlı kitabının 14. Sayfasında
“Tarihi Tekevvünler” yani tarihi var oluşlar başlığı altında yan deli
ve zır cahil olan bu haini Hz. Muhammed’le özleştirme gafletinde
bulunarak şöyle diyordu:
“…Aynı şekilde, 1876’da Şark’ın yalçın kayalıklarından bir
ateş-pare zuhur edeceği ve Din-i Mübin-i İslam’ı yeniden gönüllerde
ihya edeceği bazı ehl-i keşif tarafından müjdelenmiştir. Oysaki
müj-delenen zat, o tarihte henüz dünyaya teşrif etmiştir. Misyonunun
tamamlanması gelecek yıllarda gerçekleşecektir. Evet, çekirdekte ağaç,
damlada derya görülür ve müjdelenir. Ağacın tam büyümesi, deryanın
bütünüyle ortaya çıkması ise, zamana bağlıdır; belli bir sürenin
geçmesine vabestedir. Öyleyse kuluçka sabrıyla zamanın çıldırtıcılığına
karşı beklemek icap eder.”
Gülen kitabında böyle bir haini Hz. Muhammed(SAV) ile bir
tutuyor, Onun için, 570 yılında verilen müjde gibi tabirini kullanarak,
aynı “Hz. Muhammed gibi Said’de gelişmesini tamamlayacaktır”
diyebiliyordu.
Fetullah Gülen bana açtığı davada Kürt Said’in izinden gidiyor
dediğim için benden yakınıyor ve 5 milyar lira istiyordu ama kendisi bu
delinin hezeyanları nı kitaplarında sürekli baş tacı yapıyor ve adeta
İslam diniyle de alay ediyor, hain deliyi İslam dinin büyükleri ve Hz.
Muhammed’den de üstün gösteriyordu. Peygamberimize bile insanları
cennete alma, cennete gönderme, yetkisi verilmemişken, Said ve Gülen
haşa Allah’ın Özel kalem Müdürleriymiş gibi milyonlarca insanı cennete
gönderdiklerini, onların imanlarını kurtardıklarını iddia
edebiliyorlardı. Fetullah Gülen’in fasıldan Fasıla adlı kitabı, 1. Cilt
106-107. Sayfalar:
“Beni nefsini kurtarmayı düşünen hodgam bir adam mı
zan-nediyorlar? Ben, cemiyetin imanını kurtarma yolunda dünyamı feda
ettim, ahretimi de…
Çünkü, bu sayede Risale – i Nur, hiç olmazsa birkaç yüz bin,
yahut birkaç milyon, belki daha ziyade kişinin imanını kurtarmaya
vesile oldu…”
Kürt Said, milyonlarca kişinin imanını kendi yazdığını iddia
ettiği Nur Risaleleri ile kurtardığını iddia ediyor, Gülen’de, İslam
dininde hiçbir zaman yeri olmayan bu zırvayı övgülerle kitabına
alıyordu. Kürt Said okuma yazma sı olmayan yarı deli bir İngiliz
ajanıydı. Nur Risaleleri denilen kitap ta, Bahailerin “Kitab-ün
Nur”ndan devşirme saçmalıklar yumağı…
Kürt Said’in “Yeni Asya” yayınlarından çıkan “Emirdağ
Lahika-sı”nın 123. Sayfasına baktığımızda, Onu İslam dinini
yozlaştırmak için kurulan Bahailiğin inancını taşıdığını görüyoruz.
Kürt Said, kendi açıklamasına göre devlet tarafından sürekli
zehirlenmektedir, bazı kaynaklarına göre bu “yedi” kez iken bazılarında
ise “on dokuz” ve daha yukarılara kadar çıkmaktadır. Kürt Said bu
zehirlenme sayılarını atarken dinleyenlerin nabzından feyz almış olacak
ki, bir söylediği bir söylediğini tutmuyordu. Ancak açıklamalarında
çelişmeyen bir durum vardı ki, o da; kendisini zehirlenmekten, Cevşen
ile Evrad-ı Bahaiye” koruyordu. Şimdi Emirdağ Lahikasının 123.
Sayfasına bakalım:
“Kardeşlerim, merak etmeyiniz, Cevşen ve evrad-ı bahaiye bu
defa dahi o dehşetli zehirin tehlikesine galebe etti; tehlike devresi
geçti, fakat hastalık devam ediyor. ”
Emirdağ lahikası 152. Sayfaya göre, Kürt Said hastalanmıştır,
şifayı aradığı yer ise yine “Evrad-ı Bahaiye”dir:
“Bugünlerde rahatsızlık için “evrad-ı bahaiye”yi ezber değil,
kitaba bakarak okudum. Ahirinde ihtitam-ı bahaiye olan hatimesini
bilemediğimden, eskiden beri okumuyordum, ‘haydi bir defa bunu okuyayım
dedim. Gördüm ki: bir sahife de ve uzun altı buçuk satırında, on dokuz
defa “nur, nur, nur… ” kelimeleri…
kati kanaatim geldi ki, Şah-ı Nakşibend, Gavs-ı azam gibi
Ri-sale-i Nur’u ve kutsi hizmetini keşfen müşahade edip tahsikarane
haber vererek ona işaretler ediyor. Bende, yalnız o altı satiri ve
baştaki satırı ve ahirdeki satırı ile otuz senelik bahaiye virdime, o
meleklerin, Nurların intişarına muavenetleri niyetiyle, ilhak eyledim.”
Kürt Said’in yazdığı Emirdağ Lahikasının 467. Sayfasındaki
sözlükte bulunan “Evrad-ı Bahaiye” bölümüne baktığımızda şu karşılığı
buluruz.
“19.yy.da İran’da ortaya çıkan reformcu bir cerayanın virdleri,
zikirleri”
Bu tanımlamalardan da anlaşılacağı üzere Said’i zehirlenmelerden
Bahai’lerin zikirleri kurtardığı gibi, kendisi de Bahai’liğe katılmış.
Ve Bahailerin sapık inançlarını da bir parça devşi-rerek bir başka
sapıklığa imzasını atmış.
Kürt Said’in Atatürk ve Cumhuriyet Düşmanlığı
Kürt Said, Emirdağ Lahikasının 247. Sayfasında Ulusal Kurtuluş
savaşının kahramanlığını Mustafa Kemal’e vermediğim için bana hücum
ediyorlar diyor, bana hücum edenleri de Mustafa Kemal tahrik ediyor
iddiasında bulunuyordu. Kürt Said’e, İslami geleneğin zararına
çalışacak adam, hadislere göre Atatürk olduğu hezeyanın da da
bulunuyordu:
“Bir hadis-i şerifin, “Ahir zamanda an’anat-ı İslamiyenin
zararına çalışacak” diye haber verdiği adam bu olduğunu, efaliyle
göstermesidir. Ben, otuz altı sene evvel o hadisi tefsir etmiştim;
aynen bu adama manası çıkmış… ”
Kürt Said, Emirdağ lahikasında Mustafa Kemal ile İsmet İnönü’nün
beraberce dini öldürme karan aldıklarını belirtiyor ve şunları
söylüyordu:
“… Artık her şey Türkiye hesabına çantada hazırdır. Yani dini
terk ile her şey yapılacak. Yeni hizbin (Kemalizm ve İsmet Hükümeti)
bundan böyle, bu millette, İslamiyet’i katletmek prensibiyle hareket
etmekte, hasım dünyanın kumandanlarından, yani düşman ehli salip
kumandanlarından dini vurmakta daha hevesli olduğu ve örnekler vereceği
ve bilhassa hudut dışı değil de, hudut içi ve milli irade yaftası
altında çalışacağı şüpheden varestedir.”
Binlerce Türkün kanına giren, Kürt Devleti kurmak amacıyla isyan
eden Şeyh Sait’in ardından, Doğru Yol Partisi’nin eski milletvekili
Abdülmelik Fırat’a “Ben Birader-i azamın, ekremim Şeyh Sait’in öcünü
alıyorum, aldım” diyen Kürt Said hainliğini ve riyakarlığını had
safhaya çıkararak Atatürk ve İsmet İnönü’nün Hayim Naumla beraber
olarak Türk’ü içerden vurmanın planını gerçekleştirmek için her unsuru
tamamladıklarını da söyleyebiliyor ve Atatürk’ü Hayim Naumdan daha
hevesli ve daha gayretli bir İslam düşmanı olmakla suçluyordu. Said
hezeyanlarını şöyle sürdürüyordu:
“…Hayim Naum Türk murahhaslar heyetine müşavir sıfatıyla
sokulmanın da yolunu bulmuş; yani Mustafa
Kemal ve ismet’i kendine dost bulmuş. Onun için, üçü birleşmiş ve artık
arada santralın intizamla işlemesine hiçbir mani kalmamıştır.
Hayim Naum o sırada Ankara’ya kadar da uzanarak planın
muvaffakiyeti için gereken en mühim ve merkezi şahıs nezdinde yani
Mustafa Kemal yanında emin bulunduğu tesirinin derecesini ölçmek
istemiştir. Öyle ki, bu tesir, mahud mevzu da Hayim Nahumdan daha
heveskar ve gayretli bir İslamiyet düşmanına tesadüf etmekle mura dına
ermiş. Ve artık Türkü içinden vurmanın planını ger -çekleştirmek için
her unsur tamamlanmıştır.
İşte bu ehemmiyetli vesika, tam tamına Risale-i Nur
tercümanının kırk küsur sene evvel hadis-i şerifin ihbarına dair beyan
etti ği hadiseyi ta s dik ettiği gibi; ve Şeriat-ı Ahmediyeye ihanet
eden o dehşetli şahsın mühim bir kuvveti Yahudi olduğu, Yahudi olan
Lord Gurzon ile Hayim Naum o ihbarın hakikatini gösterdiklerini ve
yirmi beş seneden beri Nurcuların imhasına keyfî kanunlarla dehşetli
zu-lümlerin hikmetini tam gösteriyor”
Said’in hezeyanları sayılamayacak kadar çok. Said, Atatürk’ü
Risale-i Nurların tokadının öldürdüğünü söyleyecek kadar da gafildir.
“Türk demek dil demektir. Millîyetin en bariz vasıflarından biri dilidir. Türk her şeyden önce ve mutlaka Türkçe konuşmalıdır.” ATATÜRK.

Yılmaz ARSLAN

  • Yorumla
  • Yorumlar
    • adalet malatyalı
    • 17 Mart 2012 - 00:01:44
    • asıl deli senin gibi zihniyettir.. üstad ve gülen ın yanında sizin gibi ajanların zerre kadar değeri yoktur. hem ırkçısınız hemde at gözüyla bakan küstahlarsınız.. önce adam gibi risaleleri oku sonra yaz. öyle alıntı yapıp yorum eklemekle olmaz..

Kandıra Batı FM 106.9
Döviz & Borsa
BIST
104123
USD/EUR
1,1945
Amerikan Doları
3,531
Euro
4,2178
İngiliz Sterlini
4,7916
Japon Yeni
3,1585
Rus Rublesi
0,06212
SA Riyali
0,94557
Altın
146,272
Son Güncelleme: 24.09.2017 12:56
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz
wso shell
Recovery shell
k2 shell
Hack Forum
Hack Forum
Mirror zone defacer kayit
Guncel Hack Forum
mirror zone Forum Hack Forum Hack mirror zone wso shell wso shell recovery shell k2 shell Hack Forum Hack Forum Hack Sitesi Hack Forum mirror zone mirror zone mirror zone instagram takipci kasma